BIST 100
12.250,68 0,82%
DOLAR
49,3778 -0,01%
EURO
55,3448 0,02%
GRAM ALTIN
6.597,36 -0,14%
BITCOIN
83.164,00 -0,22%
FAİZ
39,58 0,33%
GÜMÜŞ GRAM
93,61 -0,39%
GBP/TRY
65,5040 0,00%
EUR/USD
1,1200 0,01%
BRENT PETROL
106,21 -0,15%
ÇEYREK ALTIN
10.786,68 -0,14%
Sakarya Hafif Yağmur
Sakarya hava durumu
17 °

Milyonlarca Yapı İçin Kritik Deprem Uyarısı

İMO Sakarya, 17 Ağustos Depremi’nin 27. yılında yapı stokuna ilişkin çarpıcı uyarılarda bulundu. Semih Uçar, milyonlarca riskli yapının bulunduğunu ancak hangilerinin tehlikeli olduğunun hâlâ bilinmediğini söyledi.

MİLYONLARCA YAPI İÇİN KRİTİK DEPREM UYARISI
Haber Merkezi

MMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI SAKARYA’DAN DEPREM UYARISI: “YAPI STOKU HÂLÂ BELİRSİZ”

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yılı kapsamında konferans düzenledi. Konferansta Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Polat Gülkan, O.D.T.Ü. Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güney Özcebe ve O.D.T.Ü. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yakut konuşmacı olarak yer aldı.

Konferansın ardından TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şube Başkanı Semih Uçar ve Yönetim Kurulu basın açıklaması yaptı. İMO Sakarya, Türkiye’nin deprem riskini bildiğini ancak yapı stokunun tamamını gösteren güncel ve şeffaf bir envantere sahip olmadığını vurguladı.

İMO Sakarya, açıklamasında 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşları andı. Oda, depremin Türkiye’nin afet politikaları açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

“ASLİ SORUN YAPI ÜRETİMİ VE KENTLEŞME”

İMO Sakarya, 17 Ağustos 1999 Depremi’nin büyük can ve mal kaybına yol açtığını söyledi. Oda, depremin Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesini sağladığını ifade etti.

İMO’ya göre asıl sorun depremin kendisi değil. Gerekli önlemleri almayan yapı üretimi ve kentleşme anlayışı büyük yıkımlara yol açıyor.

Aradan geçen 27 yıl Türkiye’nin deprem gerçeğini değiştirmedi. Türkiye’nin farklı bölgelerinde meydana gelen depremler de bu gerçeği tekrar ortaya koydu.

2003 Bingöl, 2011 Van, 2020 Elazığ ve İzmir depremleri önemli sonuçlar doğurdu. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler ise yapı stokundaki kırılganlığı bir kez daha gösterdi.

“RİSKLİ YAPILARI BİLİYORUZ, AMA HANGİLERİ OLDUĞUNU BİLMİYORUZ”

İMO Sakarya, bugün asıl sorunun depremin ne zaman ve nerede gerçekleşeceği olmadığını belirtti.

Odaya göre asıl soru, riskli yapıların hangileri olduğunu bilip bilmediğimiz. Türkiye’de birçok yapının büyük bir deprem karşısında ağır hasar alabileceği biliniyor.

Ancak Türkiye, bu yapıların tamamını gösteren kapsamlı bir envantere sahip değil.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 36 milyon bağımsız bölüm bulunuyor. Bakanlık, bunların yaklaşık 6 milyonunun risk taşıdığını belirtiyor.

Aynı verilere göre yaklaşık 2 milyon bağımsız bölüm acil dönüşüm bekliyor. İstanbul’da ise yaklaşık 600 bin konut çok riskli durumda bulunuyor.

Kentte toplam 1,5 milyon konutun dönüşmesi gerekiyor.

2025’TE 30 BİN 7 YAPI İÇİN RİSK TESPİTİ

İMO Sakarya, Kentsel Dönüşüm Başkanlığının 2025 Yılı İdare Faaliyet Raporu’ndaki verilere de dikkat çekti.

Rapora göre ekipler, 2025 yılında 6306 sayılı Kanun kapsamında 30 bin 7 yapı için risk tespiti yaptı.

Bu yapılar toplam 194 bin 381 bağımsız bölümü kapsıyor. Bunların 167 bin 560’sı konut, 26 bin 821’i ise işyeri olarak kayıtlara geçti.

Ekipler aynı yıl 11 bin 940 riskli yapıyı yıktı. Yıkılan yapılarda 59 bin 329 bağımsız bölüm bulunuyordu.

13 YILDA 1 MİLYON CİVARI BAĞIMSIZ BÖLÜM YIKILDI

Kentsel Dönüşüm Başkanlığının verileri, 2012-2025 dönemine ilişkin dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.

Bu dönemde ekipler 319 bin 551 binada riskli yapı tespiti yaptı. Tespitler, 1 milyon 272 bin 863 bağımsız bölümün risk taşıdığını ortaya koydu.

Aynı dönemde ekipler 291 bin 144 binayı yıktı. Yıkılan binalarda toplam 1 milyon 88 bin 165 bağımsız bölüm bulunuyordu.

İMO Sakarya, yaklaşık 6 milyon bağımsız bölümün risk taşıdığı tahminini hatırlattı. Oda, 13 yılda yaklaşık 1 milyon bağımsız bölümün yıkılmasının yeterli olmadığını söyledi.

Mevcut hız devam ederse daha çok yapının dönüşmesi gerekiyor. İMO’ya göre 13 yılda yıkılan yapıların yaklaşık 6 katı kadar yapı için çalışma yapılması gerekiyor.

“TÜM YAPI STOKUNUN ENVANTERİ ÇIKARILMALI”

İMO Sakarya, yalnızca ihbar edilen veya farklı çalışmalarla belirlenen riskli yapıları kayıt altına almanın yeterli olmadığını söyledi.

Odaya göre Türkiye, bütün yapı stokunu kapsayan bilimsel ve güncel bir envanter hazırlamalı. İMO ayrıca bu envanterin şeffaf olmasını ve düzenli şekilde yenilenmesini istiyor.

17 Ağustos 1999 Depremi sonrasında hazırlanan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı da yapı envanterine yer verdi. Plan, yapı stoku envanterinin 2017 yılına kadar tamamlanmasını öngörüyordu.

Ancak Türkiye bugün hâlâ bütüncül ve kamuoyuna açık bir yapı envanterine sahip değil.

İMO Sakarya, bu eksikliğin deprem riskini yönetmenin önündeki en önemli sorunlardan biri olduğunu söyledi.

YAPININ YAŞI KADAR GEÇMİŞİ DE ÖNEMLİ

İMO Sakarya, yapıların risk değerlendirmesinde yapım yılının tek başına yeterli olmadığını vurguladı.

Bir binanın güvenliği birçok faktöre bağlı. Binanın hangi yönetmeliğe göre tasarlandığı ve nasıl projelendirildiği önem taşıyor.

İnşaat sürecinde kullanılan yöntem ve malzeme de yapı güvenliğini etkiliyor. Bina kullanılırken taşıyıcı sisteme müdahale edilmesi de ciddi risk oluşturuyor.

Zemin katta duvarların kaldırılması, kolon ve kirişlere müdahale edilmesi risk yaratabiliyor. Kaçak kat veya eklentiler de yapının güvenliğini etkiliyor.

Kullanım amacının değiştirilmesi ve taşıyıcı sistemi etkileyen tadilatlar da risk oluşturuyor.

İMO Sakarya, yapıların kullanım sürecinde düzenli teknik kontrole girmemesinin önemli bir güvenlik açığı yarattığını söyledi.

“YENİ BİNALAR NE KADAR GÜVENLİ?”

İMO Sakarya, mevcut yapı stokunu dönüştürmenin yanı sıra yeni yapıların güvenliğini de gündeme taşıdı.

Oda, bugün inşa edilen yapıların geleceğin riskli yapılarına dönüşmesini engellemek gerektiğini vurguladı.

6 Şubat depremlerinde yeni sayılan bazı binaların da yıkılması kamuoyunda endişe yarattı.

Güvenli yapı üretimi doğru zemin araştırmasıyla başlıyor. Ardından doğru projelendirme, nitelikli malzeme ve doğru uygulama geliyor.

Etkin yapı denetimi de bu sürecin önemli bir parçasını oluşturuyor. İMO Sakarya, zincirin herhangi bir halkasındaki eksikliğin yapı güvenliğini doğrudan etkilediğini söyledi.

“YAPI DENETİMİ KAMUSAL HİZMET OLMALI”

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, yapı denetiminin ticari bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini savundu.

Odaya göre yapı denetimi, kamu yararı ve yaşam hakkıyla doğrudan ilgili bir kamu hizmeti niteliği taşıyor.

İMO, proje ve uygulama süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz yürütülmesini istiyor. Oda, şantiye şeflerinin görevlerini etkin şekilde yerine getirmesi gerektiğini de vurguluyor.

İMO ayrıca yapı denetim sisteminin bağımsız ve etkin çalışmasını talep ediyor. Kamu kurumlarının da yapı üretiminin bütün aşamalarını denetlemesini istiyor.

“27 YIL SONRA DAHA FAZLA BEKLEMEK İSTEMİYORUZ”

İMO Sakarya, 17 Ağustos 1999’dan bu yana 27 yıl geçtiğini hatırlattı.

Odaya göre bu süre, Türkiye’nin deprem gerçeğini anlaması için fazlasıyla yeterli.

Bilim insanları, mühendisler, meslek odaları, üniversiteler ve kamu kurumları yıllardır uyarı yapıyor. Bu kurumlar çok sayıda rapor da hazırladı.

Meclis araştırma komisyonları da sorunları ortaya koydu. Ancak Türkiye, her büyük deprem sonrasında aynı sorunlarla yeniden karşılaşıyor.

İMO Sakarya, milyonlarca riskli yapıdan söz edildiğini ancak bu yapıların tamamının bilinmediğini vurguladı.

Oda ayrıca kentsel dönüşümün riskin en yüksek olduğu bölgelerden başlamasını istiyor. İMO, bunun için bütüncül ve şeffaf bir sistem kurulması gerektiğini belirtiyor.

Yeni yapı üretiminde de proje ve denetim sorunlarının tamamen çözülmesi gerektiğini ifade ediyor.

İMO’DAN 7 MADDELİK ÇAĞRI

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, deprem riskini azaltmak için yedi maddelik öneri sundu:

  • İMO, Türkiye’nin bütün yapı stokunu kapsayan güncel, bilimsel, şeffaf ve kamuya açık bir yapı envanteri istiyor.
  • Oda, yapıların risk durumlarını takip edecek Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi kurulmasını talep ediyor.
  • İMO, kamu kurumlarının riskli yapıları risk seviyesine göre sıralamasını ve müdahale programını bu önceliğe göre yürütmesini istiyor.
  • Oda, dar gelirli vatandaşların güçlendirme ve yenileme çalışmalarına ulaşabilmesi için yeterli kamu kaynağı ayrılmasını talep ediyor.
  • İMO, kentsel dönüşümün rant odaklı parsel uygulamalarından çıkarılmasını ve kent ile bölge ölçeğinde risk odaklı yürütülmesini istiyor.
  • Oda, yapıların kullanım sürecindeki güvenliğini takip edecek düzenli teknik kontrol sisteminin hayata geçirilmesini talep ediyor.
  • İMO, yeni yapılarda proje, uygulama, şantiye şefliği ve yapı denetimi süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz yürütülmesini istiyor. Oda, meslek kuruluşlarının da bu sürece dahil edilmesini talep ediyor.

İMO Sakarya, 17 Ağustos 1999’da hayatını kaybeden vatandaşları anmanın en anlamlı yolunun yeni acıları önlemek olduğunu söyledi.

Oda, Türkiye’nin vakit kaybetmeden harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?