
Sakarya’da TÜGVA Etkinliği İddiaları Siyasetin Gündeminde
Sakarya’da düzenlenen bir TÜGVA etkinliği, öğrencilerin sınav haftasında programlara götürüldüğü ve kamu imkanlarının kullanıldığı yönündeki iddialar nedeniyle tartışma yarattı. İYİ Parti Sakarya İl Başkanı Hasan Sarıoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada kamu kaynaklarının kullanımı ve eğitim düzenine ilişkin eleştirilerde bulundu. Etkinliğin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen programla bağlantılı olduğu yönündeki ifadeler de gündeme taşındı. Söz konusu iddialar, Sakarya’da hem eğitim çevrelerinde hem de siyasi arenada tartışma başlattı.
Kamu Kaynakları ve Eğitim Düzeni Tartışması
İddialara göre, sınav döneminde bazı öğrencilerin okullarından alınarak etkinlik alanına götürüldüğü, belediye araçlarının organizasyon kapsamında kullanıldığı ve öğrencilere etkinliğe özel kıyafetler verildiği öne sürüldü. Bu durum, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi. Eğitim sürecinin aksatıldığı yönündeki eleştiriler ise özellikle veliler ve eğitimciler arasında dikkatle takip ediliyor.
İYİ Parti Sakarya İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, kamu imkanlarının belirli bir vakıf etkinliği için kullanıldığı iddialarına dikkat çekilerek şeffaflık çağrısı yapıldı. Açıklamada ayrıca öğrencilerin eğitim sürecinin öncelikli olması gerektiği vurgulandı.
Hasan Sarıoğlu’nun Açıklaması
İYİ Parti Sakarya İl Başkanı Hasan Sarıoğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“ Bugün Sakarya'da yaşananlar, eğitim ve devlet ciddiyeti adına ve çocuklarımızın geleceği adına utanç vericidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın katıldığı TÜGVA etkinliği için devletin ve belediyelerin imkanlarının seferber edildiğine şahit olduk. Maalesef ki sınav haftasında öğrenciler okullarından alınmış, ücretsiz belediye otobüsleri tahsis edilmiş, çocuklara TÜGVA tişörtleri giydirilmiş ve saatler boyunca organizasyon alanında bekletilmiştir”
Ayrıca Sarıoğlu, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Bir vakfın etkinliği için kamu kaynakları neden kullanılmıştır? Sınav dönemindeki öğrencilerin eğitim düzeni neden bozulmuştur? Devletin otobüsleri neden belirli bir vakfın organizasyonunda görev almıştır? Çocuklar neden bir siyasi ve ideolojik gösterinin kalabalık unsuru haline getirilmiştir? Bu ülkenin çocukları hiç kimsenin alkış ordusu değildir. Bu ülkenin öğrencileri hiçbir vakfın hiçbir siyasi yapının ve hiçbir siyasetçinin vitrini değildir”
ve son olarak şu ifadeleri ekledi:
“Daha da vahimi bütün bunların sınav haftasında yapılmasıdır. Çocukların eğitim hakkını ikinci plana iten, onları saatlerce ne olduğunu bile tam olarak anlayamadıkları programlarda bekleten anlayışı ve kalabalık mühendisliğini minik çocuklarımız üzerinden yapanları şiddetle kınıyorum”
“Bu tabloya göz yumanlar, talimat verenler, kamu imkanlarını kullandıranlar, çocuklarımızı siyasi ve ideolojik görüntülerin malzemesi haline getirenler bugün sahip oldukları makamların sonsuza kadar süreceğini sanmasınlar. Devlet hafızası da, millet hafızası da var. Bugün beytülmalın hesabını vermeyeceğini sanan kraldan çok kralcı bürokratlar yarın milletin huzurunda bunun hesabını vermek zorunda kalacaktır”dedi.







